- Kurucu: Çağrı Mert Bakırcı
- Web Sitesi: www.richarddawkins.net
- Adres: Her yer!
Çok önemli olan bu yazıma girmeden önce, bazı şeyleri önceden duyurmak istiyorum. Bu yazımda inananların inançların değinmeyeceğim ve yorumda bulunmayacağım. Sadece bilgilendirme amacıyla açıyorum ve Türkiye'deki Yeni Ateizm akımını tanıtmak amacıyla yazacağım. Halihazırda Dünya çapında yayılmaya ve insanları değiştirmeye başlamış olan bu akımın Türkiye'deki öncülerinden biri olarak (kendimi böyle saymakta bir sakınca görmüyorum) vereceğim bilgiler herhangi bir kaynaktan alınmamıştır, herhangi bir organizasyonla bağlantılı olarak oluşturulmamıştır, herhangi bir kişiyle bağlantısı yoktur. Bu hareketin genel hatları, tamamiyle benim gözlemlerim ve okuduğum kitaplardaki satır aralarının yorumlanması çerçevesinde oluşturulmuştur. Bu akımın Türkiye'de tanınırlığını arttırmakta kişisel amaçlar haricinde hiçbir çıkarım yoktur.
Siz okuyucuların sorumluluğundan bahsetmem gerekirse: Nasıl ki bizler dini tartışmaları ciddiye alarak uzun uzun ve enine boyuna yorum yapıyorsak, sizden de aynı hassasiyeti bekliyoruz. Bir önceki yazımda kullandığım karikatürü hatırlatırım: Saygı beklemek için, saygı göstermek zorundasınız.
Şimdi yazıma başlayabilirim:
Yeni Ateizm Akımının Tanımı ve Geçmişi
Yeni Ateizm akımı, temel olarak Richard Dawkins'in 2006 yılında yayımlanan "Tanrı Yanılgısı - The God Delusion" kitabıyla Dünya çapında yayılmaya başlamış, kökenleri çok daha eskiye gitse de ortada olmadığı için (veya farklı formlara ve uçlara gittiği için) 2006'dan öncekli tarihi önemsenmeyebilecek olan bir düşünce sistemdir. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, ateizmi "inançsızlığa inanç sistemi olarak tanımlayabilsek de, "inançlara" karşı bir tavır aldığı için, bu tanımı kullanmak çok da doğru olmayacaktır. Bu sebeple Yeni Ateizm akımına bir "düşünce sistemi" olarak yaklaşmak ve inançlara değil gerçeklere bağlı olduğunu bilmek, en yerinde karar olacaktır.
Günümüzde açık bir şekilde bu adı kullanan bir kitle olmasa da, isim yavaş yavaş yaygınlaşmakta ve geniş kitlelerce kabul edilir bir hale bürünmektedir. Yine aynı şekilde, Dünya çevresinde pek çok yazar, bu inanç sistemiyle ilgili kitaplar yazmaya başlamıştır, açık bir şekilde bu adı kullanmadan. Peki bu sistemin sınırları nelerdir? Onu az sonra göreceğiz.
Yeni Ateizm Akımının Klasik Ateizm'den Farkı
Bildiğiniz üzere ateizm, Tanrı'nın kesinlikle var olmadığını ve dinlerin tamamen yanlış ve insan uydurması olduğuna inanan inanç sistemlerinin genel adıdır. Yüzlerce alt kolu olmakla birlikte, inanç düzeylerine göre farklı bölgelere ayrılabilir. Ateizm - Agnostisizm - Dindarlık skalası yapılacak olursa, Klasik Ateizm en solda, ateizmin en katı hali olarak tanımlanabilir.
Klasik Ateistler genellikle körü körüne ve bağnazca Tanrı'yı ve dinleri reddeden kimselerdir. Onlar için Tanrı'nın varlığı sorgulanamaz bile. Tanrı'nın var olmadığına emindirler ve inananları birer "ucube" olarak görmektedirler. Dinler konusunda da, Tanrı konusu gibi katıdırlar. Dinlerin kesinlikle insanlar tarafından yapıldığını bilirler ve insanları bu şekilde -onların tanımıyla- "saçma" yönlere yönlendirdikleri için inananların "Peygamber" dedikleri kişilere kin ve öfke duyarlar. Dini ve Tanrısal hiçbir imgeye inanmazlar.
Yeni Ateizm ise ilkesel olarak Klasik Ateizm'den çok farklıdır. Gelin şimdi Klasik Ateizm'in ilkelerine bir göz atalım.
Yeni Ateizm Akımının İlkeleri
1) Yeni Ateizm akımının en önemli ilkesi, "bilimsellik ve daima bilimselliktir". Yani, Yeni Ateizm akımından biri, bilimin söylediği şeylerin ve bilimsel bulguların doğruluğuna inanır ve bilimin açıklayamadığı şeyleri "şimdilik bilinmeyen" olarak nitelendirir ve bu bilgileri öğrenmeye yönelik çalışmalar düzenler ya da var olan çalışmaları destekler. Bilimin her dalı, Yeni Ateizm akımının ilgi alanıdır ve bilimsel tüm bulgular, Yeni Ateizm akımından olanlar için son derece değerlidir.
2) Yeni Ateizm akımı, bilgiye ulaşmanın en güvenilir yolunun "bilimsel çalışmalardan" geçtiğini düşünür; felsefi olan ve bilimsel olarak desteklenebilecek diğer yaklaşımlar hariç geriye kalan tüm bilgiye ulaşma yöntemlerini, özellikle de "dini düşünceleri" tamamiyle reddeder. Dini düşünce ile doğru bilgiye asla ulaşılamayacağına inanır. Dinin "doğru bilgi" olarak gösterdiği bazı tek tük değerlerin, dinden kaynaklanmadığına inanır, zaten insanoğlunun bu değerlere dinden çok önceleri sahip olduğuna, dinin sadece bunları bünyesine katarak bir arada topladığına inanır.
3) Yeni Ateizm akımı, dinlerin oluşumunun ve Tanrı'nın varlığının tek sebebinin insanın inanma (sığınma) ihtiyacı ve aidiyet hissiyatı olduğuna inanır ve yeryüzündeki istisnasız tüm dinleri ve Tanrı inançlarını bu düşünceye bağlar. Bununla ilgili yazım mevcut, daha önceden paylaşmıştım.
4) Yeni Ateizm akımı, Klasik Ateizm akımına kritik bir şekilde ters olarak, Tanrı'nın var olabileceği fikrine olasılık verir. Bu olasılık matematiğe dökülürse %1 gibi düşük değerler olsa da, "bilimsel bilgilerin kesin olmayışı ilkesi" sebebiyle her zaman tamamen yanılma ihtimalinin varlığının bilincindedir. Ancak elbette ki bu, Yeni Ateizm düşünüşünün bilimsellik niteliğinden kaynaklanmaktadır ve Yeni Ateizm akımından olan biri, en sağlam deneylerin ve tek bir sonucu destekleyen tüm verilerin de hatalı olabileceği (çok çok çok düşük ihtimalle olsa da) gerçeğini aklında tutar. Bu açıdan Yeni Ateizm hareketi Agnostik bazı unsurlar içerir diyebiliriz.
5) Yeni Ateizm akımı, bir üstte belirttiğim düşüncesinden dolayı, Tanrı inancının (dinler değil, sadece Tanrı inancı) insanın içinde saklı olması gerektiğine inanır. Bununla ilgili de yazmıştım, Tanrısı ile mutlu olan birine hiç kimsenin müdahale etmemesi gerektiğine ve edemeyeceğine inanır. Dolayısıyla Yeni Ateizm akımının Tanrı inancına ılımlı yaklaştığını söyleyebiliriz ancak dinler için aynı durum geçerli değildir.
6) Yeni Ateizm akımı, dini bir tartışmaya giren bir dindarın Tanrı ile ilgili olan ve dini düşüncelerini paylaşabileceğini ön kabul aldığına inanır. Dolayısıyla bir tartışmaya sözlü ya da yazılı olarak giren birinin, diniyle ilgili ve Tanrısı ile ilgili tüm eleştirileri ve yorumları kabul etmiş olduğuna inanır.
7) Yeni Ateizm akımından olan biri hiçbir şekilde, hiçbir batıl inancı ve doğa-üstü olguyu kabul etmez, bunlara inanmaz. Dolayısıyla dini pek çok olguyu ve dine bağlı olarak oluşan bütün "ispatlanamaz" olguları, "bilinmeyeni açıklayan bilimsel olmayan bilgi" olarak nitelendirir, gereksiz bulur ve reddeder. Bütün bu dini ögelerin karşılıklarının bilimsel ve mantıksal olarak bulunabileceğine inanır.
8) Yeni Ateizm akımı yapısı gereği bilimi öncü aldığından "Scientology" gibi bilimi "din" kabul eden sistemlere de, diğer dinlere olduğu gibi ciddi bir şekilde karşıdır. Çünkü Yeni Ateizm akımından olan biri, bilimin hiçbir dogmayı ve sorgulanamazlığı kabul etmediğini bilir ve bilimin bile "din" olarak kabul edilemeyeceğine inanır ve bunu bilir. Yeni Ateizm akımında bilim, kesinlikle din olarak kabul edilmez ve bildiğimiz anlamlarıyla dini hiçbir öğreti ve düşünce sistemini bilime uygulamaya çalışmaz!
9) Yeni Ateizm akımı, susturulmayı ve sansürlenmeyi reddeder. Klasik Ateizm akımından zıt olarak Yeni Ateizm akımı, -tarihte neredeyse hiç görülmemiş olsa da- kanlı planlar kurmak ve dine silahlı ve insanlık dışı saldırılar düzenlemek yerine, her zaman hümanist ve insancıl bir şekilde, "düşünen canlılar" olduğumuzun bilinci çerçevesinde, olması gerektiği gibi tartışarak çürütme ve eleştirme yolunu seçer. Burada sayılmayan ancak "insanlık dışı" olarak kabul edilecek hiçbir yöntemi (zorlama, savaş, saldırı, vb.) kendisine ilke edinmez. Ancak din tarafından baskılanmayı ve susturulmayı kesinlikle reddeder ve korkusuzca, bütün basın ve yayın/yayım organlarını kullanarak kendi fikir ve düşüncelerini diğer insanlara da aktarmayı ve tartışmak isteyen kimselerle tartışmayı uygun ve gerekli bulur. Düşüncelerin, susturularak değil, tartışarak doğru yola iletileceğine inanır.
10) Yeni Ateizm akımı, din karşıtı terörist bir düşünce sistemi değildir. Yeni Ateizm akımı, 9. maddede de değinildiği üzere dini ve Tanrısal tüm konuların tartışılarak konuşulması gerektiğine inanır. Bütün tartışmalarında bilimselliği ve bilimsel tartışma / argüman üretme metotlarını kendine çizgi olarak alır. Tartışmaların sonuçsuz kalacağına inanmaz ve her tartışmada tarafların öyle ya da böyle kazanımla tartışma ortamından ayrılacağına inanır.
11) Yeni Ateizm akımı, kendi içinde, daha önce de belirtildiği gibi varlığına ihtimal verse bile, tüm "yaradılışçı" iddiaları reddeder ve bir Tanrı'ya inanmaz. Hiçbir Tanrı ile ya da Tanrısal olgu ile bağı yoktur ve bütün dini ve Tanrısal olgulardan eşit uzaklıktadır, her birini reddeder.
12) Yeni Ateizm akımı, biyolojinin en önemli bulgularından biri olan Evrim Teorisi'ni, diğer bütün bilimsel gerçekler gibi kabul eder ve her birimizin evrimin "o kadar da" muhteşem olmayan sonuçları olarak görür. Ayrıca Yeni Ateizm akımı, evrenin insan için var olduğu iddiasını kesinlikle reddeder ve evrendeki sıradanlığımıza inanır. Bizim evrene ihtiyacımız olduğunu bilir, evrenin bize değil! Evrenin (hatta Dünya gezegeninin) biz insanoğlu olmaksızın da varlığını sürdüreceğini ve bizim varlığımız ya da yokluğumuzun onun fiziksel, kimyasal ve biyolojik ilerleyişini hiçbir şekilde etkilemeyeceğini bilir.
13) Yeni Ateizm akımı, dinlerin kesinlikle insan yapımı olduğuna inanır. Bütün dinlere eşit uzaklıktadır ve istisnasız hepsini reddeder. Kitaplı dinlerin kitaplarının insanlarca yazıldığına inanır ve bunun için kanıtlar sunmaktan geri durmaz. Dinin, var olma olasılığı oldukça küçük olan (düşük ihtimal verildiği için) Tanrı tarafından gönderilse bile, günümüzdeki anlayışın ve işlevinin önemli olduğuna inanır ve günümüzde dinin hemen hemen hiçbir fayda sağlamadığını; tam tersine bir silah olarak güçlülerce kullanıldığını bilir. Dinlerin ilk çıkış biçimleri ve sebeplerini önemsemeden günümüzde -ve tarihte- yol açtıklarını dikkate alır ve bunları önemser. Dinin, insanları tekdüzeleştirdiğine, monotonlaştırdığına ve sürüleştirdiğine inanır ve bu sebeple, daha önce de belirtildiği gibi her birini reddeder. İnsan hayatlarının dini düşüncelerle harcanmayacak kadar değerli olduğuna inanır.
14) Yeni Ateizm akımı her zaman yükselmeyi ve bilimsel en üst düzeye ulaşmayı hedefler ve bu uğurda insanoğlu için en iyisinin yapılması gerektiğine inanır. İnsanlara zorla değil ama açıklayarak ve izah ederek neden dinlere ve Tanrılara ihtiyaçları olmadıklarını anlatmaya çalışır. Tartışmak isteyenlerle yukarıda belirtilen maddeler dahilinde tartışmaya girer ve görüşür. Hiçbir şekilde, hiçbir inanca, kimseyi zorlamaz ya da zorlanmasına göz yummaz.
15) Yeni Ateizm akımı, kültürel ve ahlaki değerlerin kişilerin dinlere bağlı olmaksızın edindikleri kazanımlar olduklarına inanır ve insanların "iyi" ya da "ahlaklı" olmaları için bir Tanrı'ya ya da dini öğretilere ihtiyaç duymadıklarına inanır. Sadece "Homo Saphiens" olarak şu anda Dünya gezegeninde dominant olan sıradan bir canlı olan insanoğlunun iyiliğini arzular ve sadece bunun için çalışır. Bu uğurda işe yarayabilecek olan tüm çalışmalara, projelere, araştırmalara ve geliştirmelere destek olur. Bu bağlamda Yeni Ateizm akımının mottosu: "Muhtemelen bir Tanrı yok! Dolayısıyla Tanrı'ya inanmayı bırakın ve iyilik için iyi olun!" olarak belirlenmiştir.
Yeni Ateizm Akımının Misyonu
1) Bilimin gösterdiği şekillerde ve doğrultularda hayat ve "var oluş" ile ilgili gerçekleri bütün insanlara yaymak.
2) Tartışmaya girmek isteyen bütün insanlara dinlere ve Tanrılara aslen ihtiyaçları olmadıklarını göstermek ve bu konuda tartışmalar düzenlemek, insanları düşünmeye yönlendirmek.
3) Dinin maskesi altında insanları yalan yanlış bilgilere yönlendirerek, bilimi hiçe sayan ve yanlış ve yalan iddialarla kendi çıkarlarına hizmet eden kişilere karşı bir tavır almak ve onları bilimsel gerçeklerle susturmak, insanların akıllarını bulandırmalarını önlemek. (Örnek: Harun Yahya)
4) Bilimsel Metotu kullanarak dinin "ilahi" olduğunu iddia ettiği bütün bilgileri bilimsel yöntemlerle açıklamak ve Tanrılaştırılan olguları Dünya'ya indirmek, bilimsel çerçevede sıradanlaştırmak, bunları insanlara göstermek, anlatmak, duyurmak, izah etmek.
5) Bilimi, her ne olursa olsun, sonuna kadar desteklemek ve ilerleyişini sağlamak.
6) İnsan sevgisini ve değerini, insanları aydınlatmayı hedefleyerek bunların bilgisini yaymak ve insanlara tek bir hayatımız olduğunu göstererek bunu en iyi şekilde yaşamalarını sağlamak.
7) Yukarıda bahsedilen insancıl yollar dahilinde olmak şartıyla, Dünya üzerindeki bütün insanlara tek tek ulaşılarak (basın ve yayın organlarıyla) bu kişilerin bilgilenmek isteyenleriyle tartışmalara girmek, onları aydınlatmaya ve hayatla ilgili gerçekleri göstermeye çalışmak.
8) İnsanları bizim "doğru olduğuna inandığımız şeye" inanmaya zorlaMAmak! Sadece onları düşünmeye ve alışageldiklerinin haricinde, farklı bir bakış açısından bakabilmeye sevk etmek. İnsanların inanmak istedikleri şeye mi, yoksa inandırılıkları şeye mi inandıklarını sorgulamalarını sağlamak.
9) Ateizm ve ateistler hakkındaki kötü düşüncelerin asılsızlığını bütün insanlara göstermek ve hem ateizmin kötü bir inanç sistemi (hatta satanizm) olmadığını, hem de ateistlerin korkulacak, uzak durulacak, saldırgan, düşünmeyen (tam tersine!) insanlar olmadıklarını tüm insanlara göstermek.
10) İnsanlık için, insanların faydasına, insanoğlunun iyiliği amacıyla ne gerekiyorsa yapmak ve yapılmasına destek olmak. Aydınlık ve sevgiyi kullanarak...
Genel hatlarıyla bu şekilde tanımlayabilirim Yeni Ateizm'i gönül rahatlığıyla. Elbette kendisini bu akımın içinden görenlerden bu maddelerin bir kısmına karşı çıkanlar olacaktır belki ancak genel hatlarıyla bütün Yeni Ateistlerin bu maddelere katılacağına eminim, bu sebeple onların adına konuşabiliyorum, yanlışım varsa affetsinler.
Zaten güzelliği de bu. Yoruma açık değil, ancak zaten yorumlanacak bir içeriği de yok. Bir ateistseniz, hayatı gördüğünüz gözlerdir sizin hayat felsefeniz, başkalarının doğrularıyla, başkalarının açıklamalarıyla öğrendiğiniz ya da size öğretilen şeyler değil.
Bilimdir öncü, dolayısıyla iddia olarak atılan istisnasız bütün bilgileri kendi evinizde bile (biraz paraya ve zamana kıyarak) deneyebilir, gözlemleyebilirsiniz. En kötü açarsınız konuyla ilgili tezleri, okursunuz ve ikna olursunuz. Olmazsanız da ya bilgileriniz eksiktir ya da o konu yeterince aydınlatılamamıştır bilim tarafından .Ve 2 durumda da sorunun çözümü vardır: Daha çok araştırmak ve daha çok deşmek konuyu. Hiçbir dogma yoktur. Hiçbir "Girilmez!" tabelalı sınır yoktur. Devasa evrenimiz, oyun alanınızdır. Size hiçbir bilgi dayatılmaz, edindiğiniz bütün birikim size aittir.
Bunlar ve bunlardan çok daha fazlası, sadece ve sadece benim gördüğüm faydaları. Bu akımın içerisinden ya da bu akıma benzer akımlardan olan arkadaşlarım eminim ki çok daha fazla fayda sayabilecektir.
Size ne olmanız "gerektiğini" söyleyemem. Ya da ne "olmamanız" gerektiğini. Sadece kendi fikirlerimi aktarabilir, kendi iddialarımı söyleyebilirim. Bundan sonrası her zaman olduğu gibi size kalıyor.
Çok da uzatmaya gerek yok, Yeni Ateizm konusundaki bazı başlıkları zaten daha önce ele almıştım ve derinlemesine izah etmiştim.
Unutmayın! Yukarıdaki maddelerin tümü, değişime açıktır. Siz, olmak istediğiniz kişi olabilmelisiniz inançlarınız konusunda. Dolayısıyla bu maddelerin Dünya üzerindeki -ben hariç- kimseyi bağlayıcılığı yoktur. :) Başka biri, başka maddeler sunabilecektir. Bu, inancın dayanaksızlığı ile değil, yoruma açık olmasıyla ve esnekliğiyle alakalıdır. Günümüzde bilinen klasik dinler penceresinden bakmaya ve algılamaya kalkarsanız eksik gelebilecektir ancak bu, sistemin eksik olduğunu değil, sizin bakış açınızın hatalı olduğunu gösterir. Demiyorum ki kusursuz bir sistemdir; ancak yer yüzündeki en orjinal ve özgürlükçü inanç sistemlerinden biri (oldukça nadirler) olduğu konusunda kesin konuşabilirim. Ayrıca tüm bu maddeler, evrendeki her şey gibi evrime ve doğal seçilime tabidir, zaman içinde yenilenebilirler, değişebilirler ve yok olabilirler.
Sadece bilgilendirme amacıyla açtım bu konuyu ve daha sonra, blogda derinleştireceğim bu maddeleri ve bu sayede artık din konusundan uzaklaşarak (çünkü yazarın dini inancını derinlemesine öğrenmiş olacaksınız) bilginin tek gerçek kaynağı olan bilime yönelebileceğiz ki bu da takipçilerimin beklediği bir şey diye düşünüyorum. Elbette din ile alakalı yazılarım devam edecek ama seyrekleşecek, bu kesin. :)
Saygılarımla.
Yazar: Çağrı Mert Bakırcı
Blog: http://probablynogod.wordpress.com/2010/08/10/yeni-ateizm-akimi/
Yazı Dizisinin 1. Bölümü: http://www.hocam.com/forum/92172/1/o_meshur_soruya_cevap__i_ateistler_kimdir_ve_neden_din_ile_ilgilenirler/
Yazı Dizisinin 2. Bölümü: http://www.hocam.com/forum/92178/1/o_meshur_soruya_cevap__ii_ateistler_hayati_neye_baglarlar_neden_yasarlar_amaclari_nedir/
Yazı dizisinin 3. Bölümü: http://www.hocam.com/forum/92300/1/o_meshur_soruya_cevap__iii_ateistler_her_seyin_rastgele_tesadufen_olustuguna_mi_inanirlar/
Yazı Dizisinin 4. Bölümü: http://www.hocam.com/forum/92447/1/o_meshur_soruya_cevap__iv_ateistler_quotinanclariquot_ve_quotaidiyetiquot_neye_baglarlar_ateizm_quotinancsizlikquot_midir/
Yazı Dizisinin 5. Bölümü: http://www.hocam.com/forum/92516/1/o_meshur_soruya_cevap__v_yeni_ateizm_akimi_nedir_klasik_ateizmden_farklari_nelerdir/
subhanallah kardeşim ibretlik paylaşım
allahın izniyle tanrıyı öldürcez tez zamanda
Yazının tamamını okumadım ama iki yerde geçen " inançsızlığa olan inanç sistemi " ifadesini gördüm. Ateizm'in bir inanç sistemi olduğunu düşünmüyorum. R. Dawkins'inde öyle düşündüğünü sanmıyorum. Hatta inançlı insanlar genelde inanç yokluğunu bir inanç olarak tanımlar ama temelde yanlıştır. Acaba bu konuda bizi aydınlatabilirmisiniz ?
Doğukan merhaba,
İstersen bunu bir grup forumu olarak aç, orada izah edeyim. :) Güzel bir noktaya parmak basmışsın, bunu açıklamakta fayda var. :)
yok Çağrı sen başlayınca ansiklopedi yazıyon
kalsın açıklama =D
Len iyi tamam buradan yazacağım, kısa ve öz, ama yeterli olmayacak, göreceksiniz:
Temel olarak, insanların doğası gereği ve atalarımızdan kalan bir durum olarak, bütün insanlar inanma ve bir şeylere sığınma ihtiyacına sahiptir. Aslında bu oldukça bilimseldir, çünkü bir Tanrı inancı, gelişmemiş bir insanda hayata tutunmak için bir motivdir. Bu sebeple, inanan bireylerin Doğal Seçilim'e karşı savaşı kazanması, İLKEL İNSANLARDA, inanmayanlara göre daha yüksektir.
Bunu gelişmiş insanlar olarak kırabiliriz, ancak şimdilik, gerçeklik payı olması adına, bu şekilde bir tabir seçtim. Richard Dawkins'in de bir iki konuşmasında, "Bizi başıbış ve hayatta tutunacak hiçbir dalı, hiçbir inancı olmayan insanlar sanıyorlar." şeklindeki yorumuyla ifade ettiğine tanıklık etmiştim. Ancak dediğim gibi, şu anda, en temelde bizler de, bilime sığınıyoruz ve inanıyoruz. Dogmatik mi? Elbette hayır! Bilimin doğası gereği, bildiklerimizin tamamı bir anda değişebilir, bu da dogmaları yıkar.
Fakat en nihayetinde "inançsız olmaya ve bunun gerekliliğine inanıyoruz". Fakat bunun bile bizim için bir zorunluluk olmadığının bilincindeyiz ve ilerleyen zamanlarda bu ifadeyi kaldırmakta bir sakınca görmüyorum. :)
Not: Yine biraz uzun oldu ama ilk vereceğim cevaptan çok daha açıklayıcı. :D
İnanç sistemi geliştirmeyle ilgili Dawkins " Tanrı Yanılgısında " evrimsel süreç olabilir gibi bir sav ortaya atıyor ama bunun bahsi geçen ateistlerin inancı ile ilgisi yok. Biz bilime inanmıyoruz çünkü inanç kanıt yokluğunda bir olguyu doğru kabul etmeye denir. Örneğin Uzaylıların var olma ihtimali bir bilimsel yaklaşım olabilir çünkü canlılığın başlaması için gerekli inorganik bileşenlerin çeşitli gezegenlerde olabileceğini varsaymak mantıklıdır. Fakat herhangi bir kanıt bulmadan bunu inanırsak işte bilimsel gözüken bir noktaya inancı sokmuş oluruz. Ama ünlü ateistlere bakarsak çoğu inanç sistemini doğrudan red eder. Ben şahsım adına inanç sistemini saçma ve gereksiz buluyorum. Bazen de dilin yanlış kullanımı sonucu inançlar birbirine karışır. Örneğin bi arkadaşına inandığını söylersin. Ama aslında o bahsi geçen inanç değildir. O arkadaşının bundan önce yaptığı şeyler senin için bir bilgi oluşturur ve geleceğe dönük bir tahmin yaparsın. Sokaktan geçen birine 1 milyar dolarını emanet edersen işte buna inanmak denir.
Yani bilinçli bir ateist herhangi bir inanç sistemine sahip olmaz. İnanmanın saçmalığının farkına varmıştır diye düşünüyorum
benim dinim pozitivizm hahahahahaha
Hmm mantıklı söylediğin Doğukan aslında, tamam o kısmını çıkartayım o zaman, tam olarak kafamdakini verememişim anladığım kadarıyla onu yazarak. :)