- Kurucu: S. Özgün Yılmaz
- Web Sitesi: http://www.yavuzcetin.com/
- Adres: ...
Bir süre sadece müzik dinler ve bu süre zarfında elektro gitar sesine hayran kalır. İlk olarak 1985 yılında akustik gitar ile tanışır ve ardından elektro gitarla çalışmalarına devam eder. On yedi yaşında profesyonel müzik yaşamına geçişiyle birlikte İstanbul'da ve Türkiye'nin güney bölgelerinde çalışarak hayatını sürdürür. Öğrenimini, hayatının akışını şekillendiren o çok sevdiği müzik üzerine yapar. Ortaöğrenimini İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı. Lisedeki okul arkadaşı olan Ercan Saatçi ile yaptıkları I Will Cry adlı şarkı ile Hey dergisinin yarışmasını kazandı Marmara Üniversitesi müzik bölümüne girer. Üniversite hayatı boyunca da elektro gitarını elinden hiç bırakmaz. Çalıştığı grup Labirent ile katıldığı Yıldız Üniversitesi müzik yarışmasında birincilik ödülü alır. Üniversiteyi çalışmalarından dolayı bitiremez. 1992 yılında İstanbul'da müzisyen dostları Batu Mutlugil (Duman grubunun gitaristi olan Batuhan Mutlugil'in babası), Kerim Çaplı ve Sunay Akın ile cover grubu olarak tanınan Blue Blues Band'i kurar. 1970 yılların rock ve blues parçalarının ağırlıkta olduğu çalışmaları sürdüren Blue Blues Band grubunda elektro gitar çalıp vokal yapar.
Yaşamı boyunca 1960'lı ve 1970'li yılların rock blues müziklerinden etkilenir. Daha sonraları yaptığı beste ve söz çalışmalarına rock ve blues müziğinin ruhunu yansıtır. Jimmy Hendrix'i ve dünyaya mal olmuş blues şarkılarını da yorumlamaktan her zaman büyük bir keyif alır. 1990'lı yılların ortalarında Fuat Güner ile tanışmasıyla birlikte stüdyo müzisyenliğine başlar. Fuat Güner'in stüdyosunda sürdürdüğü çalışmalarında televizyon ve radyolar için reklam müziklerini gitarıyla seslendirir. Birçok sanatçının albüm kayıtlarına da gitarıyla imzasını atar. Gitarıyla eşlik ettiği albümler arasında İzel'in Bir Küçük Aşk, Kıraç'ın Deli Düş ve Bir Garip Aşk Bestesi, Soner Arıca'nın Ayrılık, Turgut Berkes'in albümündeki Miranda ve Mindos isimli şarkıları ve Göksel'in Sabır adlı şarkısı en bilinenleridir. Göksel'in şarkısındaki Talkbox performansı Türkiye'de bir ilk olması, ona Talkbox kullanan ilk gitarist sıfatını kazandırır. 1996 yılının ortalarında MFÖ grubuyla çalışmaya baslar. Grupla turnelere gider ve katıldığı tüm konserlere gitarıyla eşlik eder. Bir yandan da bar müzisyenliğine devam eder. 1997 yılında Ercan Saatçi prodüktörlüğünde ilk albümü için çalışmalara baslar.
İlk adlı albümünü Stop Müzik'ten çıkarır. Albümünde yer alan Erkeğin Olmak İstiyorum, ayrıca Sinan Çetin'in yönettiği Propaganda filminde kullanılan Erkan Oğur'un perdesiz gitar performansının da yer aldığı Dünya isimli enstrümantal şarkısı en bilinenleridir. MFÖ ile konserlerde çalmaya ve Yavuz Çetin Group isimli grubuyla bar performansını devam ettiği süre içerisinde ikinci albüm çalışmalarına da başlar. 2000 yıllarının sonlarında TMC Film Müzik ile anlaşır ve ikinci albümü Satılık için stüdyoya girer. Sözü, müziği ve düzenlemeleri kendisine ait bir çalışmaya son kez imza atar. Eylül 2001 tarihine çıkması planlanan albüm için tüm çalışmaları bitirir. Ama ne yazık ki yaptığı bu son çalışmanın müzikseverlerle buluştuğunu göremeden, 15 Ağustos 2001 tarihinde hayata veda eder. Boğaziçi Köprüsü'nden atlayarak yaşamına son veren Türkiye'nin ilk blues gitaristi Yavuz Çetin, Karacaahmet Camii'nde düzenlenen törenden sonra Anadoluhisarı'ndaki Yeni Mahalle Mezarlığı'nda toprağa verildi.
31 yaşındaki gitaristin cenaze töreninde ailesinden yalnızca üvey annesi Sevinç Çetin vardı. Babası gazeteci Erdal Çetin, oğlunun ölüm haberiyle yıkıldığı için törene katılamadı. Sevgilisi Mine Erkaya da doktor kontrolünde bulunduğundan Yavuz Çetin'i son yolculuğuna uğurlayamadı. 1996'da boşandığı eşi Didem Çetin ve 7 yaşındaki oğlu Yavuzcan'ın da bulunmadığı törende, camii avlusu gitaristin ailesi yerine koyduğu yakın dostlarıyla doldu taştı. Annesine kavuşamadı Yavuz Çetin, babasının vasiyeti üzerine 1982 yılında ölen annesinin Karacaahmet Mezarlığı'ndaki mezarının üzerine gömülecekti. Ancak annesinin mezarını bilen tek kişi babası Erdal Çetin'di. Baba Çetin, cenazeye katılamayınca mezar bulunamadı ve genç gitarist Anadoluhisarı'ndaki Yeni Mahalle Mezarlığı'na defnedildi. Gazeteci Erdal Çetin'in oğlu Yavuz Çetin, 1996'da eşi Didem Çetin'den ayrılmış ve bu ayrılıktan sonra hayatını bir daha düzene sokamamıştı. 7 yaşında Yavuzcan adında oğlu bulunan Yavuz Çetin, Kadıköy'deki Shaft Blues Rock Bar'da sahneye çıkıyordu. Gece sahne çalışmalarını sürdürürken gündüzleri de DMC'den çıkartılacak ve 'Satılık' adını vermeyi düşündüğü ikinci albümünün stüdyo çalışmalarını yürütüyordu. Yoğun depresyon teşhisi konulduğu için bir haftadır hastanede tedavi gören Yavuz Çetin, hafta başında iyileştiği gerekçesiyle taburcu edildi.
Tedavisi sona erdikten sonra bir arkadaşına en iyi ilaç müzik dedi ve önceki gün hastalığı süresince bir an olsun yanından ayrılmayan kız arkadaşı Mine Erkaya ile birlikte son albümünün çalışmaları için stüdyoya girdi. Bir ara fenalaştı. Hemen çalışmayı bırakıp psikoloğuna gittiler. Psikoloğu da Çetin'e iyi olduğunu söyleyerek bazı ilaçlar vermekle yetindi. Kız arkadaşı Mine Erkaya da paylaşıyordu bu kanaati. Öğleden sonra ayrıldıklarında, Yavuz Çetin'in gayet normal olduğunu söylüyordu.
Yavuz Çetin, sahne aldığı Shaft Blues Rock Bar'a 23.00'da gelecekti. Gelmeyince, tonmaister Mine Erkaya ve Yavuz Çetin Group'un elemanları telaşa kapıldı. Telaşlanmakta hiç de haksız olmadıklarını çok geçmeden anladılar.
Yavuz Çetin, saat 19.00 sıralarında, Boğaziçi Köprüsü'nden atlayarak yaşamına son vermişti. Talkbox kullanan ilk gitarist unvanını alan Yavuz Çetin'in, 1977 model Peugeot marka otomobili, Boğaziçi Köprüsü üzerinde, Ortaköy ayağına yakın bir noktada bulundu. 34 KBP 09 plakalı otomobilde, Yavuz Çetin'in ruhsatı, ehliyeti, 500 dolar ve 190 milyon lira, çeşitli ilaçlar ve 7 tane anahtar bulundu. Yavuz Çetin'in cesedi Adli Tip Kurumu morguna kaldırılırken ölümü tüm müzisyen arkadaşlarını ve ailesini yasa boğdu.
Grubumuza üye olan herkese;
Hoşgeldiniz.
"...benden sizden biri yaratmayı nasıl başardınız..."
"ağlamayı sevmem ben,kendimi pek üzmem, şarkılarda mutluluğu yaşarım ben..."
bende müzisyeni oynarım şimdi .....
benimle ucmak istermisin :)
seni asla unutmuycaz unutturmuycaz...
bu haberi kim koydu acaba buraya merak ettim
Facebook'taki 3 bin üyeli Yavuz Çetin sayfası da bana ait. Bana da sanırım oradan bir arkadaş yollamıştı, ben de buraya ekledim.
Halen sesini duydugumda bile tüylerimi diken diken eden bir isim...Böyle degerli müzisyenleri kaybetmek çok acı...
yazık oldu cok buyuk bır deger bızım ıcın
"Dünya" desem anlarsınız bu haziran sabahı calculus sınavından önce neler hissettiğimi.
Belki de terslik bende
Yapamadım bu düzende
Kaçıcak delik arar oldum
Sürüngenler şehrinde
Eğitilmiş köpekler
Doymak bilmez maymunlar
Yaşamak istemem artık aranızda
!!!
bır daha da boyle bır adam olmadı hala sarkılarını dınlerım usanmadan..
asklarımda huzunlerımde karsı cıkmalarımda..
huzur ıcınde yatsın..
Hemşoo Allah Aşkına Erkan Oğur ile Sen Dünya Parçasını nası yaptınız nası ruhunuzu aktardınız 6 yıldır Cıkaramadım yaa pedal bile aldım ruhu veremiorum Cıkmıo Parça :(
cihangir sokaklarında ona rastlayabilmek güzel olurdu
Göksel ile düet yaptığı "onun şarkısı" kadar hisleri harekete geçiren bir şarkı zor bulunur
Yavuz Hırsızlar - Benimle Uçmak İster Misin?(9 Ocak 2009 ODTÜ MT Rock 'N Blues Günleri):
http://www.facebook.com/video/video.php?v=467413542768
Sadece Senin Olmak:
http://www.facebook.com/video/video.php?v=467096002768
pek bi severim müziğini. ölmese iyiydi.
normal hayatına dair video kayıtlarını izleyin,yüzüne vurmuş içinin temizliği adamın,her güzel insan gibi erken gitti....
adamsın.