puan
İŞTE KANITI
İşte ÇYDD'den burs almış bir öğrencinin ağzından şok eden gerçekler...
"Merhaba ben KH.
Güvenlik nedeniyle soyadımı, oturduğum ili ve okuduğum üniversite hakkında bilgi vermek istemiyorum ama memleketim Van'dır. Üniversite son sınıfta okuyorum. 2 gün önce medyadan ÇYDD'ye karşı Ergenekon operasyonun yapıldığını öğrendim. ÇYDD ile ilgili bir kısım medyada eğitim gönüllüleri oldukları ve öğrencilere burs sağladıkları, özellikle kız çocuklarının eğitimi için çaba harcadıkları yazıyordu. Bir kısmında da ÇYDD'nin misyonerlik faaliyetlerinin MİT ve Genelkurmay raporlarıyla sabit olduğu haberleri vardı. Ben de bir ara ÇYDD'den burs almış birisi olarak bu ÇYDD'nin gerçek yüzünün ortaya çıkması için bilgi verme ihtiyacı hissettim ve bu maili göndermeye karar verdim.
Ben Van'da liseyi bitirdikten sonra üniversiteyi kazanıp geldiğim de maddi durumumuz kötü olduğu için çok zorluk çekiyordum. Aynı sınıfta okuduğumuz bir arkadaşım vardı. O ÇYDD'den burs alıyordu bende onun gibi alabilir miyim diye onunla konuştum. O da bana sen doğulusun sana kesin verirler diyerek cesaretlendirdi. Ben de onların bulunduğumuz yerdeki şubelerine gidip görüşmeye karar verdim. Hakikaten beni çok sıcak karşıladılar. Sen merak etme sana her türlü yardımı yapacağız, para, kalma konusunda bize güven dediler. Bir süre sonra bana bir ev gösterdiler burada kalabilirsin dediler ve burs da bağladılar. Evde kızlarla erkekler beraber kalıyorlardı hatta odalar da bile karma şekildeydi. Evde 5 kişi kalıyordu. Evin 3 odası vardı, 2 oda da kızlı erkekli kalınıyor diğer kalan küçük odada da bir kız yalnız kalıyordu ancak zaman zaman eve farklı erkeklerle geliyor ve beraber kalıyorlardı. Çok gece onların kahkahalarından ve gürültülerinden uyuyamadığımı bilirim. Evde temizlik anlayışı pek yoktu. Zaten herkes kafasına göre takılıyor istediği zaman girip çıkıyordu. Ben de bir kızla aynı odada kalmaya başladım. O da doğuluydu. Onu iki yıl öncesi alıp oraya getirmişler ve burs vermeye başlamışlar. Yani iki yıldır onlarla berabermiş. Kız bana hiç aklından bir şey geçirme benim gözüm dışarıda dedi. Tabi bu durumlar benim aile yapıma tersti. Verdikleri bursun bir kısmını sosyal etkinlik için kesiyorlar ve katılmak zorundasın diyorlardı. Parti gibi yapılan ve kırmızı şarap içilen bu etkinliklerde, sohbet grupları kuruluyordu. Bu gruplarda konuşmalara geçilmeden önce, Filipeliler, Markos diye biten ve numaraların okunduğu metinler okunuyordu. Sanki böyle din dersi gibi sohbetler oluyordu ama ben ilk zamanlar onları pek anlamıyordum. Taki 5. Toplantıda bunların İncil'in bölümleri olduğunu ve oradan bir şeyler anlattıklarını anladım.
Ben bazen memleketten kalma alışkanlık cumalara giderdim. Cumaya gittiğimi fark eden kız arkadaşım yani oda arkadaşım benden bir süre sonra rahatsız olmaya başladı ve galiba başkalarına söyledi. Daha sonra baskılar başladı ve bunu bırakmamı aksi takdirde bursu keseceklerini ve evden çıkaracaklarını söylediler. Ben maddi olarak çok zor durumda olduğumu benim kimseye bir zararımın olmadığını neden böyle davrandıklarını anlayamadığımı söyledim ancak onlar kararlılardı. Çok zor durumda olduğum için tamam dedim ve bundan sonra cumaya filan gitmeyeceğimi söyledim. Ben böyle söz verdikten sonra bursu kesmediler ancak tam güvenemedikleri için bazen cuma zamanlarında beni çağırıyorlar, görüşmek istiyorlar, böylece beni kontrol etmiş oluyorlardı. O sene böyle gitti.
İkinci sene yine evde kalmaya devam ettim ve bursumda devam ediyordu. Gittiğim ilk sene ramazan geçtiği için oruçla ilgili bir sorun olmamıştı ama ikinci sene ramazan geldiğinde yine bursu kesecekler korkusuyla oruç tutmayı aklımdan bile geçiremedim. Maddi olarak onlara ihtiyacım olduğu için onların her dediğine evet demek durumunda kalıyordum. Ben böyle davranırken bir gün Van'dan teyzem enişteyle beraber tedavi için buraya geleceklerini ve benim eve de uğrayacaklarını söylediler. Ben direk yok diyemedim ama kabulde edemiyordum. Gelmemeleri için çarem yoktu, engelleyemedim. Teyzemler gelip onlarda teyzemleri gördüklerinde şok oldular, buz kesildiler. Teyzem bizim oralardaki normal kadınlar gibi kapalıydı. Ancak bundan onlar hiç hoşlanmadılar ve iki gün sonra senin bize faydan olmaz, sen bize uygun değilsin diye beni evden çıkardılar ve bursumu da kestiler.
İşte ÇYDD'nin gerçek yüzü budur. Ne eğitim meraklısı ne de yardımseverdirler. Kendi amaçları için insanların zaaflarından faydalanarak kendi amaç ve hedeflerine ulaşmaya çalışan bir dernektir. Bunu da şundan biliyorum. Hemen hemen ayda bir okuduğumuz okuldaki hocalar ve öğrenciler ile ilgili tüm bilgiler bütün teferruatıyla yazılırdı. Bunlar odasında tek başına kalan o kız arkadaşımız organize ederdi. Bu kız hiçbir kural tanımazdı, hatta ben cumaları bıraktıktan sonra ödül olarak olduğunu anladım, benimle . Cumhuriyet yürüyüşlerine gitme işini de o ayarlıyordu. Şehir dışına giderken otobüs bileti için falan biz para vermiyordu. Zaten böyle harcayacak kadar durumumda iyi değildi. Ayrıldığım sene o mezun olmuştu, o sonra ben ona ilgi gösterince bana, orada kal ben kaymakam karısı olacağım dedi.
Bazen kendimden utanıyorum. Ama o zaman maddi olarak çok zor durumdaydım. Mecburdum. Ben kimsenin kötülüğünü istemedim. Onlardan korkmuyorum. Çünkü korkak olduklarını biliyorum. İsmimi yazmıyorum çünkü bu defterin kapanmasını istiyorum. Ama bunların çirkin yüzünü herkes bilmesi lazım.
![]()
Mektup örneğini veren arkadaşı tebrik ediyorum. Hayalkırıklığına uğradım cidden. Bu kanıt için teşekkür ederim.Benim niye aklıma gelmedi ki mağdur öğrenci yazısı yazıp altına ÇYDD'de burs alan öğrenci imzası atmak.
Ne bulursanız kopyalayın yapıştırın tabi yaa 
o yazıdan çıkardığın sonuç bu ise, sana söyleyebilecek tek şey var "senin gibilerin sesinden rahatsız olan benim" Ezan sesini de kendi sesinle kirletme 
kuran ve ezan sesinden rahatsızlık duyan,türban takanları terbiyesizlikle suçlayan,imam hatip lisesine giden öğrencileri oradan uzaklaştırmak isteyip burs vaadiyle kandıran ve türban takmaya devam ettiği için bursunu geri çeken,özgür ülkede istediği partiye oy veren temizlikçi kadını oy vermek senin neyine diyerek alay konusu olarak gösteren...üniversiteli kadınlar derneğinin bazı üyelerini kınıyoruz...
İŞTE O VİDEONUN ÖZETİ
Üniversiteli Kadınlar Derneği tarafından düzenlenen ve görüntüleri video paylaşım sitesi Youtube'a yaklaşık 9 ay önce yüklenen toplantıda ezan ve Kur'an'a hakaret edilerek, Anadolu insanı aşağılanıyor.
Aralarında CHP'li Milletvekili Necla Arat'ın da bulunduğu derneğin toplantısında konuşulanlar, bazı kesimlerin halkı nasıl gördüklerini ve gerçek niyetlerini de ortaya koyuyor.
Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği'nin İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka kampusünde düzenlediği 'Önder Kadınlarımız' toplantısında konuşmalar izleyenleri hayrete düşürüyor.
Toplantıda konuşan dernek üyeleri, ezan ve Kur'an'dan yakınıyor. Eline mikrofonu alan bir üye, evinin yakınındaki camiden her gün ezan okunmasından duyduğu rahatsızlığı anlatıyor. Üye, "Ezan!.. Hadi ezan ama bir de 11 civarında Kur'an okumaya başlıyorlar. Ve her gün..." diyerek ne kadar üzgün olduğunu anlatıyor. Mikrofonu alan bir başka üye ise başörtüsü bağlamanın 'utanmazlık' olduğunu anlatıyor. Üye, "Türban için başa bağlanan... o Kur'an'da adı geçmeyen baş sargısı için beyaz çarşaf giyiyor ve ortaya çıkıyorlar bu ne utanmazlıktır arkadaşlar, çok üzüldüm..." diyor.
Yanımızdan geçişlerini hazmedemiyorum
Daha sonra bir başkası devreye giriyor ve ne kadar hazımsız olduğunu anlatıyor; "O kafalarına saten pırıl pırıl başörtülerini takıp başları dik bir şekilde yanımızdan geçişlerini hazmedemiyorum!.."
Bir başka üye İmam-Hatiplilerden dert yanıyor. Vatandaşları çocuklarını normal okullara göndermek için nasıl ikna ettiklerini ayrıntılarıyla anlatıyor; "Arkadaş, çocuğunu alalım, [okul masraflarını) biz üstleniyoruz... biz onu koyalım normal liseye, bursunu da bağlayalım..." Sonra n'olmuş, çocuklar eski tas eski hamam; bunun üzerine, "döndüremeyeceğimizi anlayınca bursu da kestik..."
Muhtarları ele geçirin
Üyelerden diğeri yaklaşan seçimlere dikkat çekiyor. Seçim için muhtarların ele geçirilmesi gerektiğini anlatarak izlenecek stratejiyi açıklıyor; "Seçimler geliyor; muhtarları elde etmek zorundayız; sadece muhtarları ve mahalleleri elde edersek işi başarabiliriz arkadaşlar ama bunu medyaya yaymadan kendi aramızda ve bütün bulunduğumuz alanlarda, her yerde bizim kafamızdaki muhtarlar çoğu kadın olmalı, erkekler de bizim kafamızdaysa erkekleri de..."
Üyelerden biri yanında çalışan temizlikçi kadını AK Parti'ye oy verdiği için nasıl azarladığını böbürlenerek anlatıyor; "Yanımda çalışan kadın bile ertesi gün, "AKP'ye verdim abla" dedi. 'Niye evladım AKP'ye?' dedim. "Köprülerde yazıyor ya, şunu yaptık bunu yaptık. İstikrar var." diye cevap verdi." Üniversiteli kadın üye bu cevap üzerine sinirleniyor ve şöyle söylüyor: 'İstikrar senin neyine Vesâyet... istikrar senin neyine?
Dostum sana şöyle bir soru sorayım;
Diyelim ki geçtim annesini Türkan Saylan da hristiyan. EE?
Sana sorum şu 100lerce 1000lerce cüzzamlıyı kurtarmış 10binlerce 100binlerce kız çocuğunun okula gitmesine vesile olmuş bir Hristiyan mı daha makbuldür Allah'ın gözünde; yoksa hırsızlığıyla dillere destan, yolsuzluk kralı 5 vakit namaz kılan 30 gün oruç tutan 100 kez hacca gitmiş bir müslüman mı?
![]()
O YÜZDEN Mİ CEMAAT EVLERİNİ TAŞLIYORSUNUZ :d
Cemaat evlerine karşı değilim ben çünkü az çok bilmişliğim var...O yüzden genelleme yapmazsan sevinirim. Ayrıca her yazının sonuna gülücük işareti koyarak gayri ciddileşiyorsun, burada ciddi bir konuyu tartışıyoruz diye sanıyorum, sonra insanlar pek ciddiye de almayabilir, neyse bunlar bildiğin şeylerdir
sorunun ne ki senin ?? bunu burdan attırabilirsin belki ama bizim beynimizden attıramazsın. Neden böyle bi çaba içerisindesin ki işte siz kendi görüşünüzü beğenmeyen yada tutmayan insanları ne pahasına olursa olsun aşağılar sonrada kendinizi kahraman yaparsınız doğan grubu sağolsun
Siz diziyi protesto etmek için başlık açarken bişey yok
Biz başlığınızı protesto için ileti yazınca derdimiz ne öyle mi ?
Nalıncı keserleri gibi hep size yontuyor düşünceleriniz
Ben bi iletiyle beyninden atamıyorsam
Sizin alayınız iktidara gelse(ki geldi) 10 yıl kalsa(ki kaldı) cumhurbaşkanı , başbakanı sizden olsa(ki oldu) tüm sevdiklerimizi içei atsanız(ki attınız) yetmese ölmüşlerine dinimiz rahmet emretse siz kininizden ölülerimizle uğraşsanız(ki uğraşıyorsunuz)
Anlamınız gereken iki şey
Birincisi , biz koltuk iktida makam mevki ihale memurluk bürokratlık müteahhitlik için sevmedik vatanı , 60 yıldır muhalefetteyiz düşünmediniz mi neden vazgeçmedik ?
Çünki sevgili kardeşim , bir fikri 40 milyon kişide desteklese , fikir yanlışsa yanlıştır , ve biz yanlışa menfaat için doğru diyenlerden değiliz
İkincisi , bu sevda burada bitmez , değil 60 , 600 yıl olsa fikrimizde yerimizde sevdamızda ortada
sevmiyorum bu kadını ayrımcılık yaptığı için...
BU ÜLKEDE EZAN DİNMEZ BAYRAK İNMEZ !
delimisin nesin? kim ezanı susturmaya çalışabilir sen istemezsen? kim dinini alır sen dinine bağlıysan? bırak allah aşkına. saçma sapan propaganda ypaıp duruyosun. yazdıklarında ve yapıtklarında bir gram mantık varsa ben ne olayım!
Cehaletin bu kadarı
dizinin boykotunu bilmem de
ben bu başlığı - 30 yaptırıp çöplüğe yolllamazsam 
- 16 olmuş
durmak yok yola devam

