puan
KanalD de baslayacak olan "TÜRKAN" dizisinde MISYONER Türkan Saylanin dizisi cekilmektedir., türbanli kadinlarimiza onlari görmek istemiyorum elimden gelse örtülerini yakarim, cocuklar namaz kilmasin bale yapsin diyen MISYONER Türkan Saylana cekilen "TÜRKAN" dizisine ve bu diziyi yapan DOGAN MEDYA GRUBUNU boykot ediyoruz. Eğer milletini ve dinini birazcik seviyorsan bu diziyi izleme ve izletme.
SAYLAN'IN ANNESİ HIRİSTİYAN MI?
Dönemin ünlü müteahhidi Fasih Galip ile evlendikten sonra Lili Mina Raiman adından vazgeçip Leyla adını alan' kadın kimin annesi? ÇYDD Başkanı Prof. Türkan Saylan'ın çelişkilerini Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık yazdı..
ÇYDDden yabancı sermaye kucağında sermaye düşmanlığı
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Türkan Saylan adını, kamuoyu son dönemde yaptığı iki çıkışla sıkça duymaya başladı.
Bunlardan birisi, Çocuklarımız namaz kılma yerine bale yapsın, diğeri de, Türkler'i başkalarının yaptıklarını yakıp yıkan bir millet ilan ettiği ifadeleri...
Türkan Saylanı önümüzdeki günlerde daha sık duyacağız. 14 Nisanda, Ankara Tandoğandaki mitingde hızını alamayan Türkan Saylan, bir gövde gösterisinin de İstanbulda yapılması gerektiğine karar verdi. 29 Nisan Pazar günü Şişli Çağlayanda benzeri bir mitingi organize etmenin öncülüğünü yapıyor.
Nitekim, Türkan Saylan ve başında bulunduğu dernek, Atatürkçü Düşünce Derneğinin yaptığı Tandoğan mitingine aktif destek verdi. Anadoludaki ÇYDD şubelerini mitinge katılmaları için seferber etti.
Ben burada, konuya farklı bir açıdan bakmaya çalışacağım.
Ne, çocuklara namaz kılma yerine bale yapmaları ne de, Türkleri barbarlıkla suçlayan sözleri üzerinde duracağım. Bu ifadelerinin hiç birine katılmasam da, kendi düşüncelerini paylaştığı için yadırgamıyorum.
Annesinin, dönemin ünlü müteahhidi Fasih Galip ile evlendikten sonra Lili Mina Raiman adından vazgeçip Leyla adını alması da beni ilgilendirmiyor.
2 Şubat 2001de Cumhurbaşkanı Sezer tarafından YÖK üyeliğine atandıktan sonra başörtülü öğrencilerin korkulu rüyası haline gelmesi de...
Hatta, yalnızca böşürtülü genç kızların değil, hekim olarak görev yaptığı dönemde yaptığı ayırımcılıktan dolayı başörtülü hastaların bu isimden tir tir titremeleri bile...
Dahası, MİT İstihbarat Başkanı Cemal Uzgören'in 24 Nisan 2001'de Başbakanlıka gönderdiği raporda, Türkan Saylan'ı ve ÇYDD'yi misyonerlik faaliyetlerinin odağındaki isim olarak göstermesi bile görmezden gelinebilir.
Peki bu kadar karmaşık bir isim nasıl olur da birileri tarafından iyilik meleği gibi sunulabilir? Bu soruya cevap aramayacağım.
Ben Türkan Saylanın içine düştüğü çelişkiye dikkat çekmek istiyorum. Bu şanlı profesörümüz, bir derneğin başkanı. Başkanı olduğu ÇYDD de, bütün etkinliklerini Türkiyenin kalburüstü şirketlerinin yaptığı bağışlarla yürütüyor.
Bu da son derece normal. Dernekler, gelirlerini bağışçılarından elde eder.
Benim üzerinde durmak istediğim iki nokta var. Birincisi bu şirketlerin yapısı, ikincisi de Türkan Saylanın ikiyüzlü yapısı.
Prof. Saylan, hep büyük veya uluslararası şirketlerle işbirliği yapıyor. Onların sosyal sorumluluk adını verdikleri projeleri yürütüyor.
Bunlar hangileri mi ben hemen ilk akla gelenleri sıralayayım. Danone, Metro Grosmarket, Turkcell, TNT Ekspres, Ericsson, Finansbank, İş Bankası, Mercedes-Benz bunlardan bazıları.
Bunları niçin sıralıyorum? Sebebi gayet açık. Bu şirketlerin tamamına yakını yabancı sermayeli. Hepsi gayet iyi biliyor ki, Türkan Saylan ve başında bulunduğu dernek, Atatürkçü gençler yetiştirme adı altında kendilerine en yakın insan tipini yetiştirecek.
Bu şirketler biliyor ki, yoksul Anadolu çocuklarına namaz kılma yerine bale öğretilecek, Türklerin tarih boyunca olduğu gibi bugün de barbar olduğu konusundaki imajları pekiştirilecek.
Bir başka noktayı ise anlayabilmek gerçekten mümkün değil. Tandoğan mitinginde atılan ve 29 Nisan'da İstanbulda atılacağından hiç şüphe olmayan sloganlardan birisi de, Türkiyeyi yabancı sermayeye peşkeş çekme yolunda olacak.
Türkiyeyi satın alan bu şirketler, kendilerine en çok karşı çıkan kesimlerin sözcülüğünü yapan bir derneğe niçin yardım yaparlar? Onu niçin büyütmek ister? Anlayabilmek mümkün değil.
Ya da bu soruyu, yazımın bütünlüğü ile örtüşecek bir şekilde sorayım. Yabancı sermayeyi işgal güçlerinin sermaye ordusu olarak gören bir ÇYDD, bunlardan nasıl destek ister?
Nasıl bunların desteği ile iş yapıyor görünmeyi kendine yakıştırır?
Nasıl böyle bu şirketleri kamuoyu önünde şirin gösterme çabalarına alet ÇYDDden yabancı sermaye kucağında sermaye düşmanlığı
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Türkan Saylan adını, kamuoyu son dönemde yaptığı iki çıkışla sıkça duymaya başladı.
Bunlardan birisi, Çocuklarımız namaz kılma yerine bale yapsın, diğeri de, Türkler'i başkalarının yaptıklarını yakıp yıkan bir millet ilan ettiği ifadeleri...
Türkan Saylanı önümüzdeki günlerde daha sık duyacağız. 14 Nisanda, Ankara Tandoğandaki mitingde hızını alamayan Türkan Saylan, bir gövde gösterisinin de İstanbulda yapılması gerektiğine karar verdi. 29 Nisan Pazar günü Şişli Çağlayanda benzeri bir mitingi organize etmenin öncülüğünü yapıyor.
Nitekim, Türkan Saylan ve başında bulunduğu dernek, Atatürkçü Düşünce Derneğinin yaptığı Tandoğan mitingine aktif destek verdi. Anadoludaki ÇYDD şubelerini mitinge katılmaları için seferber etti.
Ben burada, konuya farklı bir açıdan bakmaya çalışacağım.
Ne, çocuklara namaz kılma yerine bale yapmaları ne de, Türkleri barbarlıkla suçlayan sözleri üzerinde duracağım. Bu ifadelerinin hiç birine katılmasam da, kendi düşüncelerini paylaştığı için yadırgamıyorum.
Annesinin, dönemin ünlü müteahhidi Fasih Galip ile evlendikten sonra Lili Mina Raiman adından vazgeçip Leyla adını alması da beni ilgilendirmiyor.
2 Şubat 2001de Cumhurbaşkanı Sezer tarafından YÖK üyeliğine atandıktan sonra başörtülü öğrencilerin korkulu rüyası haline gelmesi de...
Hatta, yalnızca böşürtülü genç kızların değil, hekim olarak görev yaptığı dönemde yaptığı ayırımcılıktan dolayı başörtülü hastaların bu isimden tir tir titremeleri bile...
Dahası, MİT İstihbarat Başkanı Cemal Uzgören'in 24 Nisan 2001'de Başbakanlıka gönderdiği raporda, Türkan Saylan'ı ve ÇYDD'yi misyonerlik faaliyetlerinin odağındaki isim olarak gösötermesi bile görmezden gelinebilir.
Peki bu kadar karmaşık bir isim nasıl olur da birileri tarafından iyilik meleği gibi sunulabilir? Bu soruya cevap aramayacağım.
Ben Türkan Saylanın içine düştüğü çelişkiye dikkat çekmek istiyorum. Bu şanlı profesörümüz, bir derneğin başkanı. Başka

MİT Türkan Saylan'ın Kürt çocuklarına kurduğu tuzağı belgeledi. İşte o belge.. Ergenekon Soruşturmasının kapsamında yapılan operasyonların 12. Dalgasında Türkan SAYLAN ve Gülseven YAŞER'in genel başkanlıklarını yaptıkları ÇYDD ve ÇEV vakıflarının genel merkezlerine ve şubelerine baskınlar düzenlendi.
Ergenekon Soruşturması kapsamında ÇYDD Genel Başkanı Saylan'ın evinde de arama yapıldı. Polis yaklaşık 7 saat süren aramadan sonra çuval dolusu evrakla evden ayrıldı.
MİT VE ÖKK RAPORU VAR
ÇYDD ve ÇEV vakıflarıyla ilgili MİT ve Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın hazırladıkları ayrıntılı istihbarat raporları bulunuyor.
MİT tarafından 24 Nisan 2001 tarihinde hazırlanan dönemin İstihbarat Başkanı Cemal UZGÖREN imzalı raporda, ÇYDD ve ÇEV hakkında skandal bilgiler bulunuyor.
Rapora göre ÇYDD ve ÇEV vakıfları misyonerlik faaliyetlerinin Türkiye ayağını oluşturuyor. Bu iki vakıf dünya çapında misyonerlik faaliyetlerini organize eden Amerikan Board isimli şirket tarafından destekleniyor ve finanse ediliyor.
Dünya Kiliseler Birliği temsilcisi olarak 1830'lu yıllardan beri ülkemizde faaliyet gösteren Amerikan Board Heyeti'nin, din eğitimi ve sağlık hizmetleri konularında faaliyet gösterdikleri belirtiliyor.
"Atatürk İlke ve İnkılaplarını Kalkan Olarak Kullanıyorlar"
MİT raporunda Başkanlığını Profesör Türkan Saylan'ın yaptığı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği hakkında, Atatürk İlke ve İnkılâplarını kalkan olarak kullanıp, birçok kişi ve kuruluştan yardım adı altında para topladığı, ilgili bakanlıklardan izin almaksızın yurtdışından yardım aldığı, hiçbir yasal dayanağı olmadan kamuoyuna kendisini Sivil Toplum Kuruluşları Birliği olarak tanıtan çeşitli dernek ve vakıflarla işbirliği içerisinde oldukları yönünde yapılan ihbarlar sonucu denetime tabi tutulduğu belirtiliyor. Bu örgütlenmenin depremzedeleri suiistimal ederek misyonerlik faaliyetlerinde bulunduklarına özellikle dikkat çekiliyor. Çünkü insanların zor hallerinden yararlanarak yürütülen misyonerlik faaliyetleri de kanuni açıdan yasaklar kapsamına giriyor.
Bilindiği üzere Ergenekon Davasının 2. İddianamesinde, ÇYDD ve ÇEV vakıflarının Cumhuriyet Çalışma Grubu'nun talimatıyla kurulan Ulusal Birlik Hareketi Sivil Toplum Kuruluşları Platformu ile birlikte hareket ettiği bilgileri yer alıyor. Cumhuriyet Çalışma Grubu'nun Ergenekon Terör Örgütü'ne bağlı olarak dönemin Jandarma Genel Komutanı Emekli Orgeneral Şener ERUYGUR tarafından illegal olarak kurdurulduğu biliniyor.
Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın hazırladığı raporda da ÇYDD ve ÇEV vakıflarının Dünya Kiliseler Birliğinden yüklü miktarda yardım aldıkları, vakıfların üst düzey yöneticilerinin vakfa yapılan yardımları burs adı altında kendi yakınlarına havale ettikleri, yurt dışında faaliyet gösteren yasa dışı örgütlerden bağış adı altında para aldıkları gibi iddialara yer veriliyor. Özellikle Amerikan Protestan mezhebini yaygınlaştırmaya çalışan yabancı kuruluşlar ile aralarındaki para akışının miktarları tarihleriyle veriliyor.
ÖKK RAPORU DA AYNI DOĞRULTUDA
Ayrıca, bir istihbaratçı albay tarafından hazırlanan Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın bu 20 Haziran 2002 tarihli raporunda, ÇYDD ve ÇEV için yine Atatürkçülük ve İrtica ile mücadele gibi maskeler altında misyonerlik faaliyet yaptıklarından bahsediliyor.
İŞTE SAYLAN'IN VAKFI HAKKINDAKİ MİT BELGESİ


SEV VAKFI'NIN ÜSKÜDAR GAZETESİ ALEYHİNE AÇTIĞI VE KAYBETTİĞİ MİSYONERLİK DAVASI SONRASINDA YAYINLANAN HABERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINSEV VAKFININ ÜSKÜDAR GAZETESİ ALEYHİNE AÇTIĞI 'MİSYONERLİK DAVASI'NI KAYBETMESİNE SEBEP OLAN MİT RAPORU VE EKİ


Bu ne saçmalık?
başlığa gel yazıya gel..
velev ki hıristiyan?
ee yani?
ya da misyoner çalışmalar yürüttü hakikaten bu kadın?
kimi okutacağını seçti.. başörtülüleri okutmam dedi..
diyelim yanlış bir tercih yaptı..
Türkan Saylan için kopan bu yaygarayı cemaat okulları için de koparmanızı bekliyor gönül, vicdan ve akıl ama nerde di mi?
bu iki yüzlülük devam ettikçe yaptığı pek çok şeyi yanlış bulsam da iyi ki yapmış diyesim geliyor Türkan Saylan için..
okumuş cahiller senin gibi oluyomuş
deniz fenerine noldu hatırlayan var mı?
yazının tamamını okuyunca daha saçma geliyor. sonuna kadar okuyun gibi bir istekte bulunma bence
Evet okudum
başlığa gel yazıya gel..
velev ki hıristiyan?
ee yani?
ya da misyoner çalışmalar yürüttü hakikaten bu kadın?
kimi okutacağını seçti.. başörtülüleri okutmam dedi..
diyelim yanlış bir tercih yaptı..
Türkan Saylan için kopan bu yaygarayı cemaat okulları için de koparmanızı bekliyor gönül, vicdan ve akıl ama nerde di mi?
bu iki yüzlülük devam ettikçe yaptığı pek çok şeyi yanlış bulsam da iyi ki yapmış diyesim geliyor Türkan Saylan için..
okutmak icin tercih etmedigi insanlar müslüman olan benim türk kardesim.ve annesi isvicreli bir hristiyan
Çocuklarımız namaz da kılmasın zaman icerisinde,bale gibi salakca bir şeyi de yapmasınlar.İnsanlara gerekli bilinci verdikten sonra bırakalım ne yaprlarsa yapsınlar.
Ya da ben sevmiyorum bu ülkeyi,defolup gideyim bir iki sene sonra.

