puan
Halk dediğin, olabilecekken, özgür olmak istemeyen,
çektiği aptal acılara, aptal zevkler sayesinde katlanan
ve bütün sosyal anlaşmalara uyan bir mahluktur.
Koyunlar sürüsü ve çobanlar sürüsüdür.
Onun ötesindeyse bireyler vardır.
(Ziyan)
Ancak ben ölürsem; değilindeyim zamanın yeniden doğarsam olabileceksin
Acısısın her yanımın, beynimin kangreni şimdi ancak beynim alınmalı
Kabirdeki kefenim değilsin dokunamam,dokunamayız yine, ancak 9 tahtanın tek vucut halisin uzağımda
Olmazsa olmazsın ancak olsası değilsin hep -maz-lardasın
Gerek yok ya yine süslemeye cümlelerle, ama açık anlatmak da başkalarındaki acizliğim, gözüme batacak değil beni öldürecek duygusallığım.
Her Şey iki kelime 13 harfte gizli... çok açık net ama gizli
Hiç düşünmüş müydün 13 harf oluşunu bendeki,
Ya da o iki kelimenin 13 harf oluşunu..
Birinin ya uğuru ya da uğursuzluğu olmaktaki ince çizgiyi...
Hangi dinin mitosuyla yaklaşayım sana
Uğurlu 13üm mü uğursuz 13üm mü...
Ve nitekim en derinden ancak 13 ü söyleyebilirim sana
Hissettin mi? SENİ SEVİYORUM
Sadece gel, gitme acizliğinde değilim ancak;
Gel ve sonrasındaki üç nokta netliğindeyim
Bir omuz sarhoşluğunu çok görmemeli
Ya da burna asmalı bir boyun kokusu
Derin değilse bile bakmalı,
gözlerinin deryasında boğma sadece susuzluğu gider, bak yeter...
Bekleme beni...
Ancak öldürüdün ya gel...
EZO EBRU BAĞCI
Sen kokuyor bu gece yastığım, o yüzden ağrıyor boynum...
Çünkü başımın altında değil kollarımın arasında uyudum...
Yokluğun kokuyor yorganım, o yüzden üşüyorum...
Üzerime alamıyorum sensizliği, kabullenemiyorum; yerde yatıyor...
Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte:
Senin olmadığın yerde ne olduğunu biliyorum...
Cezmi Ersöz
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Bir tarafımızı Eylül'de budamışlardı
Kalanı, sevdana kurban
İçtiğim içkiye seni düşürdüm,
Bu akşam gözlerimi
Küllükte söndürdüm.
Hoş geldin eskiyen yüzümün yeni gülümseyişi, hoş geldin
tayfun talipoğlu
Aşık oluyoruz, acı çekiyoruz, ağlıyoruz, daha çok sigara daha çok alkol tüketiyoruz, küfür ediyoruz, isyan ediyoruz. Her yeni gün biraz daha ölüme yaklaşıyoruz. Sonra da aşkın ne kadar güzel birşey olduğundan ve ölümsüzlüğünden dem vuruyoruz. Sahibinin ölü olduğu bir varlık, nasıl da ölümsüz ve harikulade gelebiliyor ve biz yetimler Richie Rich makyajı yapmayı nereden, kimden öğrendik?
Senin de duyman gerekenleri.
Sana söylemek içimden gelmiyor.
Seni affetmiyorum, konuşmuyorum.
ve merak edersen bil.
Seni Seviyorum.
parmaklarım..
saçlarım..
ellerim..
pekte kuru dudaklarım
ama kıyaslanamaz
gözlerimle..
kan çanağı derler ya hani
halt etmişler..
kan dedeğin ne ki..
göremez oldum ben geceleri
hatta bazende gündüzleri
güneş bile almıyor
gözlerimi
seni gördüğümden beri..
vardı bilemedim değerini
yoklukta aradım sözleri
ama akıllandım artık
bırakmam artık bu gönülü gönülden seveni...
ki şimdilerde bayatlamış bir elma
aşktan sevdadan sözler..
ve geçilen üzerinden can sıkıntısının kuruntuları.
mutluluk anlamı değişik sürekli güncelenen bir oyun gibi..
peşinden koşupta üstüne basıp geçenlerle dolu..
unutulmuş hikayeler.. bayat elmalardan masallar..
ilk görüşte aşk, filmlerin komedi sahnesi şimdi..
ama en büyük aşklar oldu ilk geceden yatanların sahnesi..
ben işte o komedi filmlerinin başrol oyuncusu..
inat ya kaybedenler kulubüne...
aşındırıyorum parmaklarımı bayat elmadan sözlerle..
ki inanmıyorum hala onlara..
buldugum en küçük mutlulugu
incitmeden alıyorum yerden
koyuyorum en taze düşlerin arasına..
