Anasayfa
Beni Hatırla
26
puan
FORUMLAR > EDEBİYAT > Şu an hangi şiir seni anlatıyor?
İlk Sayfa « 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 » Son Sayfa
Bu mesajı
2 kişi beğendi
12.01.2010 00:27 AM
Deniz
İstanbul Teknik Üniversitesi | Şehir ve Bölge Planlama

yanlış...daha baştan yanlış

bir şiirdi bu, biliyorum

ve belki ömrümüzün yakın geçmişi

bu kadar doğruydu ancak, kimbilir

kalbim unut bu şiiri...

Ahmet Telli..

 

12.01.2010 00:27 AM

Teslim olmak için aşka,
önce kaçmak gerekir,
Uslanmak için önce kudurmak gibi.
Bağlanmak için önce sana ağlamak gerekir,
Aşık olmak için önce sevmek gibi...


Galip olmak için önce kaybetmek gerekir,
Üzülmek için önce gülmek gibi.
Rezil olmak için önce gururlu olmak gerekir,
Seni sevmek için önce ölmek gibi...

Bu mesajı
1 kişi beğendi
12.01.2010 00:28 AM
Abdurrahman
Yıldız Teknik Üniversitesi | Bilgisayar Mühendisliği

Aysel git başımdan ben sana göre değilim
Ölümüm birden olacak seziyorum.
Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
Aysel git başımdan istemiyorum.

Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
Dağıtır gecelerim sarışınlığını
Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Benim için kirletme aydınlığını,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

Islığımı denesen hemen düşürürsün,
gözlerim hızlandırır tenhalığını
Yanlış şehirlere götürür trenlerim.
Ya ölmek ustalığını kazanırsın,
ya korku biriktirmek yetisini.
Acılarım iyice bol gelir sana,
sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.

Sevindiğim anda sen üzülürsün.
Sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
uzak yalnızlık limanlarına.
Aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.
Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.
Sakın başka bir şey getirme aklına.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim,
ölümüm birden olacak seziyorum,
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
Aysel git başımdan seni seviyorum...

Atilla İlhan

Bu mesajı
1 kişi beğendi
12.01.2010 00:29 AM

EĞER



O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,

arkalarında doldurulması

mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.



Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,

en güzel yerde başlatılsaydı eğer.



Utanılacak bir şey değildir ağlamak,

yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer



Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,

çalınan birinin kalbiyse eğer.



Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,

insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.



O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,

hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.



Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,

kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.



Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,

öylesine delice bakmasalardı eğer.



Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de

kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.



Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,

son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.



Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,

meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.



Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,

beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.



Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,

tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.



O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,

yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.



O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,

son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.



Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,

her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.



Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,

dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.



Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,

namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.



Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,

dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.



Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,

sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.



Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,

kulağına okunacak biri olsaydı eğer.



İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,

kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.



Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,

ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.



Issızlığa teslim olmazdı sahiller,

Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.



Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.

Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,

ya canım ellerini tutmak isterse...



Evet Sevgili,

Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,

kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,

mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!


CAN YÜCEL

Bu mesajı
2 kişi beğendi
12.01.2010 00:32 AM
Abdurrahman
Yıldız Teknik Üniversitesi | Bilgisayar Mühendisliği

her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
sarışın başladığım esmer bitiyor
anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
dudakları keskin kırmızı jilet
bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
kimi sevsem sensin / hayret
kapıların kapalı girilemiyor
* * *

kimi sevsem sensin / senden ibaret
hepsini senin adınla çağırıyorum
arkamdan şımarık gülüşüyorlar
getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
hani o sımsıcak iri çekirdekli
senin gibi vahşi öpüşüyorlar
kimi sevsem sensin / hayret
in misin cin misin anlamıyorum
Atilla İlhan


12.01.2010 00:32 AM
Erdem
Dokuz Eylül Üniversitesi | Jeoloji Mühendisliği

Dün gece ağzımda bir ıslık,
Elimde ıslanmış bir sigara
Evinin önüne geldim...
Pusluydu hava,
başımı yukarı kaldırıp dikkatli bakınca anladım
perdeler kapalıydı...
Ama yine açık unutmuşsun
Gece lambasını...

Bir an öylece durdum...
Sonra,
Kanıma girdi serserilik...
Merdivenleri bir bir çıktım.
Cebimden yedek anahtarı çıkarıp
Açtım kapıyı.
Dalgınlığına gelmiş olmalı
Kilitlemeden yatmışsın...
(eve de ayakkabıyla girdim,
affet beni....)
saat gecenin üçüydü galiba,
yalan olmasın...

uyuyordun,
odana sessiz adımlarla yaklaşırken,
belki o an
görmekte olduğun rüya takıldı aklıma.
Duraksadım....
Gözlerim alışınca karanlığa,
İyice belirginleşti suretin.
Yüzün bana dönüktü, öpmek istedim,
Başaramadım...

Saati yediye kurmuştun,
Onu bir saat geri aldım...
Sonra, önünde sana ilk kez sarıldığım
Aynaya çarptı gözüm.
Üzerine kırmızı rujunla,
melekler uyumaz diye ben yazdım!

vakit ilerliyordu,
apar topar bir kahvaltı hazırladım sana
portakal falan sıktım,
seversin sen...
bu iyiliğimi de unutma.

Geçince alkolün etkisi,
Baş ağrısı tuttu yine.
Uykumda gelmişti epey
Gittim evden,
Bıraktım seni rüyalarınla başbaşa...

Bilmiyorum
Bu yangın ne zaman son bulur...
Belki gün gelir,
Yine kollarımda uyursun.
Benimki de iş mi be!
Gecenin bir yarısı hırsız gibi eve gir
Sonra öpemeden çık git!
Neyse, alacağım olsun...
Gördüğün gibi,acemi bir hırsızım ben
Çalamadım işte yanağından.....

Bunları boşver...
Senden isteğim;
Kendine dikkat et
Aç karnına evden çıkma,
havalar soğudu iyice, sıkı giyin.
Geceleri yatarken,
kapıyı kilitlemeyi unutma...

 

12.01.2010 00:33 AM

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Bu mesajı
1 kişi beğenmedi
12.01.2010 00:33 AM

 şu an kaç tane şiir sizi anlatıyo ya, kaç ayrı duyguyu içinizde barındırıyosunuz:D

 şiir koleksiyonu oldu:D

12.01.2010 00:34 AM
Eda

"karanlıkta duruyorum aşk vurmasın yüzüme
dokunmasın bana kimse
kimse ulaşamasın artık
tenimin incinen yerlerine
uyanmasın bir daha etimdeki yaralı hayvan
zamanın siyah deltasında çürümek istiyorum
biliyorum artık kimse yok kimsesizliğime

biliyorum aşka kimse yok
aşkın karanlık metali
soğuyor yüreğimin derinliklerinde
aşklarım, arkadaşlarım, dostlarım
dağılıp gitti herkes
içimi sızlatacak kimse kalmadı içimde..."

Murathan Mungan

12.01.2010 00:35 AM
Abdurrahman
Yıldız Teknik Üniversitesi | Bilgisayar Mühendisliği

ay çok mu gecikti neredeyse çıkar
sen yanlızlığıma varır varmaz
az sonra yağmuru durduracaklar
rüzgarı değiştirdim
ustura ağzı poyraz

yok canım yıldızları unutmadık
mutlaka yerlerinde bulunacaklar
kenarı yaldızlı mavi bir karanlık
sütlü çıplaklığını örtecek kadar

senin için olduğu asla bilinmeyecek
yapraklarını birden dökecek dutlar
şafak sökerken sekiz on kadar şimşek
balkonda işlemeli müstesna bulutlar

ayak bastığın an şehir de değişebilir
yoksa Moskova mı
belki berlin belki dakar
belki 30'lardan mehtap yorgunu izmir
körfez'de şerefine donatılmış vapurlar

nerede ne zaman kaç kere yaşadık
nasıl bir sevdaysa eskitememiş yıllar
bitirdiğimiz herşeye yeniden başladık
dudaklarımızda birbirimizden mısralar

Atilla İlhan

İlk Sayfa « 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 » Son Sayfa
var uyeara='/uyelerdeara.php'; var grupara='/gruplarda_ara.php'; var forumara='/forumda_ara.php';