puan
BULUŞMAK ÜZERE
Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım
CAN YÜCEL
cumhuriyete farz demek??
asıl farz olan sünnettir.
Farz ?
Sünnet ?
özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
''git artık'' demek
''beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa''
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....
CAN YÜCEL
bağlanmayacaksın şiiri çok güzel.
Tansu Çiller Datça'yı ziyaret eder.
Can Yücel'i getirin bana der.
korumaları Can Yücel'in evine giderler, başbakanımız sizi görmek istiyor der.
Can Yücel kalkar Çiller'in kaldığı yere gider.
Çiller olanca küstahlığıyla şöyle der;
"Can Bey, siz çok güzel şiir yazıyormuşsunuz. bana da bir şiir yazar mısınız?"
Can Yücel düşünür ve peki der.
başlar o anda yazdığı şiiri okumaya;
"Sarı saçlı güzel kadın!
Sarı saçlı güzel kadın!"
Tansu Çiller şöyle keyifle süzülür, şiiri dinlemeye devam eder.
"sarı saçlı güzel kadın!
Sarı saçlı güzel kadın!
Anasını ... vatanın!
Can Yücel derhal korumalar tarafından Çiller'in yanından uzaklaştırılır
Bu da bir başka ''an'ı''..
(...)
Bir defasında da Can Yücel geldi.Keyifli bir kalabalığı vardı sofranın.
Cn Yücel daha oturmadan : ''Oo, darphane müdürü de buradaymış!'' diye lafı palattı. Cemal Süreya hemen yapıştırdı : ''Darphane Müdürlüğü yaptım ama, oradan ayrılırken paçalarımı silktim ki üzerimde altın tozu kalmasın...N'olacak sen de bakan oğlusun.''
''Babam bakandı,evet ama benim bir şeyim yok,sadece şiirim var benim.!''
Şaka gibi başlayan bu diyalog giderek havayı geriyordu ; Cemal Süreya :
'' Evet şiirin var, ele gelir bir şey yazdın mı bugüne dek ?''
Can Yücel enikonu öfkelenmişti :
'' Senin eline gelecek başka şey var bende, ister misin, vereyim mi ?''
Cemal Süreya, o giderek soğuyan ortamın sessizliğinde :
'' Ver ulan!'' dedi, elini uzattı Can Yücel'e.
Can Yücek muzip bir çocuk gibi ayağa kalktı,ordaki bayanların da bakışları altında, pantolonunun fermuarını açtı; aletini ortaya serdi. Kimimiz gülüyor, kimimiz bu işin sonunu merak ediyordu...Masanın iyice gerginleşen havasını yine Cemal Süreya değitirdi :
'' Hiç değişmemiş ulan!'' dedi, ''Eskisi gibi...''
Can Yücel en kalın sesiyle güldü :
''Değişmez tabii,niye değişsin ki!''
asdjalhdjafaşdsjlfnsl dgk nsohgpsogj
cumhuriyete farz demek??
asıl farz olan sünnettir.
Farz ?
Sünnet ?
sünnet olma eylemi bazı mezheblere göre vacip, bazılarına göre de sünettir tabiki,
orada farz kelimesini kullanmam can yücelin farz kelimesini kullanmasından ötürüdür,
asıl demek istediğim, cumhuriyete farz demek?
dinimizce şimdi cumhuriyet bir zaruriyet midir?
dini bir eylem olan sünnet olayı ile cumhuriyeti aynı kıtada kullanması benim hoşuma gitmedi.
orada farz kelimesini kullanmam can yücelin farz kelimesini kullanmasından ötürüdür,
asıl demek istediğim, cumhuriyete farz demek?
dinimizce şimdi cumhuriyet bir zaruriyet midir?
dini bir eylem olan sünnet olayı ile cumhuriyeti aynı kıtada kullanması benim hoşuma gitmedi.
farklı açılardan bakmışız.
Düşünce özgürlüğü derim ozaman.
saygılar..
orada farz kelimesini kullanmam can yücelin farz kelimesini kullanmasından ötürüdür,
asıl demek istediğim, cumhuriyete farz demek?
dinimizce şimdi cumhuriyet bir zaruriyet midir?
dini bir eylem olan sünnet olayı ile cumhuriyeti aynı kıtada kullanması benim hoşuma gitmedi.
farklı açılardan bakmışız.
Düşünce özgürlüğü derim ozaman.
saygılar..
sağolasın
Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.
Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...
"Hayatta ben en çok babamı sevdim"
