Anasayfa
Beni Hatırla
4
puan
FORUMLAR > SİYASET & GÜNCEL > Kürt Açılımı Türk'e, TSK'ya, Türkiye Devleti'ne Hakaret Etmeyi Meşrulaştırıyor mu?
Bu mesajı
6 kişi beğendi
1 kişi beğenmedi
01.02.2011 02:16 AM
Fatih Mehmet
Ahmet Yesevi Üniversitesi | Yönetim Bilişim Sistemleri

İslami Kürtçü vasfıyla öne çıkan, Özgür-Der Diyarbakır Şubesi'nin 2425 Temmuz 2010 tarihlerinde Diyarbakır'da gerçekleştirdiği Kürt Sorunu Forumunda konuşan Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kadri Yıldırım, Türke hakaret eden, TSKya terör örgütü ithamında bulunan, PKKyı meşru gören bir konuşma yaptı.[1] Forumda Türk Devletine, Türk Milletine kelimenin tam anlamıyla kin ve nefretini kustu. PKKnın olumlandığı, bölücülüğün pervasızca savunulduğu, Türk ordusuna Ergenekon (!) denilerek hakaret edildiği bu konuşma Özgür-Derin kendi sitesinde haber olarak yer aldı. Düşünce ve ifade özgürlüğünün sınırlarının yeniden tartışılması gerektiğini ortaya koyan bu konuşmada Türk kimliğine hakaret etme özgürlüğünün sonuna kadar kullanıldığı görülmektedir.

Öncelikle Yıldırımın bir aydın ve devletin üniversitesinde hoca olarak görev yapan bir memur olduğu tespitinden hareketle, taşıması beklenen sorumlulukları açısından ciddi bir ahlaki zaafiyet içerisinde olduğu görülmektedir. Çünkü, Yıldırım, TRT 6da yaptığı programdan aldığının dışında, 4-5 milyar maaş aldığını belirtmektedir. Elbette Avrupanın bir ülkesinden, Ermenistandan veya Yunanistandan değil Türkiye devletinden maaş almaktadır. Sonra o maaşların kaynağını oluşturan vergileri veren Türk milleti hakkında özgürce düşüncelerini ifade ederken biraz sorumluluk duygusu taşıması herhalde her ülkede (aslında bir zorunluluktur) asgari bir beklentidir.

Kürt sorununun en temel sorumlusunun modern Ordu/militarizm olduğunu kaydeden Yıldırım, Modern ordu, modern Ergenekondur. Bunun iki namlusu var. Biri Kürtlere ve Kürt halkının haklarına çevrilecekse, ikinci namlu AKPye çevrilecek. Biri bize ise diğeri size. Modern ordu Kürtleri de AKPyi de bitirir, demektedir. TSKyı, Silahlı bir terör örgütü olarak hakkında açılan davası hâlâ süren bir örgütle özdeşleştirmektedir. TSKya Ergenekon demek TSKya terör örgütü demek değil midir? Ayrıca bu söz bir AKP vekiline karşı söylenmektedir. Misyonu belli bir toplantıya katılan AKPli vekilin ne cevap verdiğini bilmiyoruz. Cevap verdiyse ne demiştir; cevap vermediyse niye vermemiştir?

Kürtçülük için İslamın bile kullanılabileceğinin bir örneğini sergileyen Yıldırımın, Eğer İslami çevreler Kürt sorununu görmezden gelirse, hatta inkar ederse ve İslamiyetin Kürt mücadelesini desteklediğini, zulme karşı çıktığını bilmezse, dinden çıkarlar, sözü ırkçılık ve bölücülüğün hangi boyutlara geldiği göstermesi açısından ibretliktir.

Kürtler tanınmıyor, hakları tanınmıyor. Kürtler de özgür bir millet ve hak mücadelesi yürütüyor. Eğer bugün TRT 6 gibi adımlar atılmışsa, Dimdim Kalesindeki Biradostun da bunda katkısı var, Ehmedê Xanî, Melayê Cizîrî, Feqiyê Teyranın da, PKKnin de katkısı var. Kimse bunları inkâr etmesin. Çünkü bu adımlar mecburiyetten dolayı atıldı; bu mücadelenin sonucu atıldı, dedikten sonra PKKnin taleplerini bağımsız Kürdistandan anadilde eğitime kadar düşürdüğünü ama buna rağmen devletin Kürtler için adım atmadığını söyleyerek üstü kapalı bir tehdit savuruyor. Ayrıca, PKKnın taleplerini aşağı çekerek nasıl bir iyi niyet taşıdığını ve barışçı olduğunu anlatmaya çalışarak sanki bir terör örgütünden değil de sivil toplum örgütünden bahsediyor. Bununla birlikte bir terör örgütü olan PKKnın alenen meşrulaştırıldığı, bu mücadelenin öneminden ve işlevinden bahsedildiği konuşmanın pervasızca sergilenmesi ülkenin geldiği demokratik düzeyi göstermektedir!

Irkçılığın zirve yaptığı ve Türklerin ötekileştirildiği sözler ise Kürtlerin, dinlerine bağlı olmalarından dolayı Türkler ile yaşamaya tahammül ettikleri cümlesinden anlaşılmaktadır. Prof. Dr. Yıldırım, aynı dinden olmamaları halinde Kürtlerin çoktan Türklerden ayrılmış olabileceği ihtimalini dile getirmektedir. Burada Türklere kendice ince bir hakaret savurmaktadır. Türkler o kadar tahammül edilemez insanlardır ki, ancak, İslam bize bu sabrı veriyor demek istemektedir. 

Ben bir akademisyenim. Benim hiçbir ekonomik sorunum yok. Ayda 4-5 milyar maaş alıyorum. Anayasal düzlemde tanınma ve dil istiyorum. Dilimin ve milletimin özgürlüğünü istiyorum, diyen Yıldırım, maaş aldığı devlete karşı dilimin ve milletimin özgürlüğünü istiyorum diyerek bölücülükte coşmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti savcılarının görevinin ne olduğunu da bu arada sormadan edemiyoruz. Türkiyede artık bölücülüğün, terör örgütünü övmenin, Türklüğe hakaret etmenin pirim yaptığını, hatta ödüllendirildiğini; bu durumun ülke gerçeği haline geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Şu soruların cevabı üzerinde sokaktaki adamdan meclisteki vekile, kışladaki askerden köydeki çiftçiye, milletin her bir ferdinin düşünmesi gerekmektedir. Bir devlet aylığını verdiği, bütün sosyal ve güvenlik konularında ihtiyaçlarını karşıladığı bir memurundan kendisine karşı ne gibi sorumluluklara sahip olmasını bekler? Bu memurunun kendi varlığına kasteden fiillerine karşı tedbir kullanır mı; kullanırsa ne gibi yöntemlerle bunu sağlar veya nasıl bir kontrol mekanizmasını devreye sokar? Bir devlet, toplumun siyasal varlığını, toplumsal değerlerini ve kültürünü korur mu; korursa nasıl korur? Bir devlet, hizmet etmesi için bünyesine kattığı memurunun hizmet edeceği topluma hakaret etmesi karşısında ne yapar? Ve en önemlisi bir memur, bağlı olduğu devletin kurumlarına saldırabilir mi? Her şeyden önemlisi de Türklüğe hakaret artık niye yadsınmamakta ve hatta pirim yapmaktadır? Bir terör örgütü olan PKK, niçin özgürlük mücadelesi veren siyasal bir örgüt olarak algılanmakta ve desteklenmektedir?

Sonuç olarak, dağdaki silahlı teröristlerden ziyade onu dağa çıkaran kalemler bu ülkeye daha çok zarar vermektedir. Başka bir deyişle, kaleminden barış formatında kan akan bir yazar dağda eli silahlı teröristten çok daha tehlikelidir. Çünkü dağdaki teröristin kendini gizleyeceği efsunlu kavramlara, sözlere, söylemlere ihtiyacı yoktur. Onun tek gerçeği elindeki silahıdır. Sonunda ölüm olduğunu bilse de... Peki, kentlerde sözde barış için insanların kafasını zehirleyen, gençleri milletine ve devletine karşı kin ve nefretle dolduran aydınlar. Üstelik kin kustukları devletten para alıp rahat bir yaşam süren, kalemlerinden kan damlayan barış elçileri Onlar ne olacak?

Bu mesajı
1 kişi beğendi
6 kişi beğenmedi
01.02.2011 02:16 AM
Yusuf
Abant İzzet Baysal Üniversitesi | Bilgisayar Programcılığı

brak olum kürtü türkü ya yazmısında kım okucak bunu

Bu mesajı
5 kişi beğendi
3 kişi beğenmedi
01.02.2011 02:21 AM

 ya bu insanlar Türkiye Cumhuriyetinde yaşıolar bayrağmız altında çalışıolar we maaşını alıolar ve hala ısrarla bu ülkeye baş kaldırıolar! banlanırsam da sorun deil şerefszler defolun gidin o zaman bu ülkeden !

Bu mesajı
3 kişi beğendi
01.02.2011 02:22 AM

 mhp ergenekonun yalan oldugunu ortaya cikarmaya calismadikca akp karsisinda ezilir.

Engin alanla beraber hamle yapmasi gerekiyor.

 

Mhpnin en buyuk hatasi, kurtlar vadisi teror dizisi yayindan kaldirilirken yeri gogu oynatmaliydi.

Kurtlar vadisi teror, mhp secmeninin istegi iken, akpnin istegine uygun sekilde, esas terorun gladyodan geldigini ve ergenekonun toplumsal hafizaya islenmesi icin "kurtlar vadisi gladyo" 2 bolum teror bolumu bitirilip hemen yayina sokuldu.

O andan itibaren ergenekonun ortaya cikacagi iyice belirginlesti.

Bunlarin hepsi akpnin toplumsal dizayn projesinin asamalari.

 

Son Düzenleme: Soner @ 01.02.2011 02:24
01.02.2011 04:06 AM
Aykut
Trakya Üniversitesi | Uluslararası İlişkiler

acaba?

Bu mesajı
1 kişi beğendi
01.02.2011 04:10 AM
Soner demiş ki:

 mhp ergenekonun yalan oldugunu ortaya cikarmaya calismadikca akp karsisinda ezilir.

Engin alanla beraber hamle yapmasi gerekiyor.

 

Mhpnin en buyuk hatasi, kurtlar vadisi teror dizisi yayindan kaldirilirken yeri gogu oynatmaliydi.

Kurtlar vadisi teror, mhp secmeninin istegi iken, akpnin istegine uygun sekilde, esas terorun gladyodan geldigini ve ergenekonun toplumsal hafizaya islenmesi icin "kurtlar vadisi gladyo" 2 bolum teror bolumu bitirilip hemen yayina sokuldu.

O andan itibaren ergenekonun ortaya cikacagi iyice belirginlesti.

Bunlarin hepsi akpnin toplumsal dizayn projesinin asamalari.

 

Kimine küçük hesap gibi görünse de çok doğru bir nokta

Bu mesajı
3 kişi beğendi
01.02.2011 10:24 AM
Emre
Gazi Üniversitesi | Makine Resim ve Konstrüksiyonu Öğretmenliği

Burada beni hayrete düşüren, terör örgütünün bu derece meşrulaştırılmasıdır. Devletin çalışanı bu derece açık şekilde şu yukarıdaki cümleleri kurabiliyorsa tehlike büyük demektir. 

Bu mesajı
1 kişi beğendi
01.02.2011 12:37 PM
Naz
Bilkent Üniversitesi | Uluslararası İlişkiler

temel sorun militarizmden mi doğmuş ay k.çımın kenarı

Bu mesajı
1 kişi beğendi
1 kişi beğenmedi
01.02.2011 12:57 PM
Ece
Esra demiş ki:

 ya bu insanlar Türkiye Cumhuriyetinde yaşıolar bayrağmız altında çalışıolar we maaşını alıolar ve hala ısrarla bu ülkeye baş kaldırıolar! banlanırsam da sorun deil şerefszler defolun gidin o zaman bu ülkeden !

'defol' dedin, herkes gider, üzülme sen.

senin forumlarda atar yapmanla biter bu muhabbet kürt türk sorunu kalmaz, ötekileştirilmezderde ülkende senin ırkından olmayanlar.

ha birde çalışıp maaş alan adamlar devlete vergide veriyor, bunu o aklından çıkartma e mi. beslediginiz insanlar yok ortada, haritanın sagı nasıl ise soluda o biçimde.

 

beni de kovacaksan söyleyeyim sevebildigimiz duruma gelene dek burdayız.

01.02.2011 13:51 PM
Fatih Mehmet
Ahmet Yesevi Üniversitesi | Yönetim Bilişim Sistemleri
Emre demiş ki:

Burada beni hayrete düşüren, terör örgütünün bu derece meşrulaştırılmasıdır. Devletin çalışanı bu derece açık şekilde şu yukarıdaki cümleleri kurabiliyorsa tehlike büyük demektir. 

elbette ki tehlike büyük Reis...

var uyeara='/uyelerdeara.php'; var grupara='/gruplarda_ara.php'; var forumara='/forumda_ara.php';